Bu gen, normal şartlarda
olumsuz davranışlara zemin hazırlayan genleri, çevresel koşullar olumlu ise
etkisiz hale getiriyor. Orkide geni
adı verilen bu geni bulan bilim insanları, şartlardan bağımsız olarak büyüyüp
gelişen çocuklara kır çiçeği, kötü koşullarda solan, iyi bir bakımla gelişen
çocuklara da orkide adını veriyor.
KÖTÜ GEN İYİ GENE DÖNÜŞÜYOR !
Üç yaş
çocuklarının çok azı, şekerlemelerini kendinden istenmeden paylaşmayı seçer.
Peki, gönüllü olarak paylaşmayı seçen bu çocukların diğerlerinden farkı nedir?
Testi tasarlayanlar bu çocukların DRD4
adı verilen bir genin 7R versiyonuna sahip olduğunu belirtiyor. DRD4 geni önemli bir beyin kimyasalı
olan dopamin düzeyini etkilediği biliniyor.
Bu çalışmayı özel
kılan, bu gen varyantının sıklıkla anti-sosyal davranışla ilişkili olduğunun
görülmesidir. Daha önce yapılan çok
sayıda çalışma, 7R varyantına sahip olan çocukların daha yaramaz ve hiperaktif
olduğunu gösteriyordu. Bu gen, çoğunlukla hiperaktivite dikkat eksikliği geni,
yaramaz çocuk geni, denetim altına alınamayan libido geni, bağımlılık geni veya
kural tanımazlık geni olarak da ifade edilebiliyordu.
Bu deneyden
sonra psikolog Arial Knafo, bu gen varyantını “Bamba-paylaşma geni” olarak
isimlendirdi. Özet olarak anne babalar için kötü haber geni olması gereken bu
gen, Bamba Testi’nde iyi haber geni olarak karşımıza çıkıyor.
“ÇEVRE Mİ YOKSA GEN Mİ?”
Çevre ve gen
arasındaki rol dağılımını incelediğimiz takdirde, Prozac’ın piyasaya
çıkmasından birkaç yıl sonra Londra’daki King’s College’dan epidemiyolog
Avsalom Caspi ve Terrie Moffitt liderliğinde yürütülen iki önemli çalışma ile
biraz daha netlik kazandı. Bu iki bilim insanı, SERT’in kısa versiyonuna sahip
insanlarda, depresyona yakalanma olasılığının, bu insanların çok sorunlu bir
çocukluk geçirmeleri ve erişkin olarak çok stresli deneyimler yaşamaları
durumunda arttığını gösteriyordu (Science, vol 301, p 386). (Kırılganlık geni)
Bu çalışmalar ayrıca, serotonin ve diğer beyin kimyasallarına
etki edebilen MAOA denilen başka bir
genin varyantına sahip olan insanların, şiddete ve psikopatik
davranışlara daha yatkın olduklarını bizlere sunuyordu (Science, vol 297, p
851).
EVRİMSEL AVANTAJLARI NEDİR?
Pek çok sayıda
orkide-kuramı destekçisi bugün bu duyarlılığın evrimsel avantajlar sağladığına
inanmakta. Bu fikir, son on yılın ürünü olan keşiflerle iyice pekişti. Bu
buluşa göre plastisite geni bundan yalnızca 50.000 yıl önce insan göçleriyle
tüm dünyaya yayılmıştı.
Orkide geni
varyanlarının en yaygınlarından olan SERT’in kısa versiyonu, 7R DRD4
ve MAOA’nın daha esnek versiyonunun
80.000 yıl önce hiçbir insanda görülmediği de kesinleşmiş oldu. Bunlar ortaya
çıktıktan sonra insanların %20 ile %50’sinde görülmeye başlamıştı. Wisconsin
Üniversitesi’nden evrim antropoloğu John Hawks, “Bu randomize bir dağılım gibi
görünmüyor. Bunlar seçilimin bir sonucu” olduğunu ifade ediyor.
Bazı evrim antropologları,
7R DRD4 geni taşıyıcıları gibi risk
alma özelliğine sahip insanların, insan göçlerini tetiklediğine belirtiyor.
Bugün 7R versiyonu Afrika’dan en uzağa göç etmiş insanlarda dahi görülmeye
devam etmektdir. Bütün bu gelişmelerle bir çocuğun Bamba şekerlemesini
paylaşmak istemesi arasında bir bağlantı kurulması kimilerine göre tuhaf
gelebilir.
Eğer orkide geni varsayımı doğruysa, kaygı, saldırganlık, melankoli ve cinayet gibi insanoğlunun en zayıf yönlerine zemin hazırlayan gen, aynı zamanda insanoğlunun en üstün yanı olarakta kabul görebilir; etki alanı, yiyeceklerimizi paylaşmaktan, dünyanın dört bir yanına dağılma cesaretine dek pek çok davranış şeklinde izah edilebilir basit olarak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder