Genetik varyantlarınız kafein veya diğer acı kimyasalların lezzetine duyarlılık kazandırabilir.
Günümüzde biliyoruz ki bir kafede, bir evde veya arkadaş ortamında kahveciler ve çaycılar şeklinde gruplanmalar ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Meğerse, insanların kahve ya da çayı tercih edip etmediği, tat genetiği ile ilişkili önemli bir durum olarak ele alınabildiğini söyleyelim.
Yapılan çalışmada araştırmacılar , kafeinin acı tadına ilişkin duyarlılıklarını arttıran bir gen versiyonuna sahip olan insanların, 15 Kasım'da Bilimsel Raporlar raporunda kahve içen kişiler olduğunu belirtiyorlar . Araştırmacılar, çay içenlerin kafein acı tatlarına daha az duyarlı olma eğilimindeyken, diğer kimyasalların acılığına karşı hassasiyeti arttıran genlerin versiyonlarına sahip oldukları gözlemlendi.
Penn State'de araştırmada yer almayan bir tat araştırmacısı olan John Hayes, insanların acıyı sevmedikleri için acı yiyecekler yemekten kaçındığı uzun zamandır düşünmüştü. Lakin kahve ve çay bulguları, “aşırı derecede basit” acıların her zaman kötü olduğu düşüncesine meydan okumaya aday yeni bir araştırma bulgusunu ortaya koydu.
Yeni çalışmada, araştırmacılar, kimyasalların, kafein alımıyla beraber, kininin acı tadını saptamada yer alan genlerin DNA varyantlarını ele alarak, tonik su içerisinde acı tadı ve doğal olarak yiyecek veya içeceklerde bulunmayan sentetik bir kimyasal olan propiltiyoürasili (PROP) incelediler. Çalışamadan Hayes, “Kahve ve çayda doğal olarak bulunan diğer acı bileşenler, kinin ve PROP'nin yaptığı gibi tat alma tepkilerini de tetikleyebilir.
Avustralya, ABD ve İngiltere'deki araştırmacılar, tıbbi araştırmalar için bir genetik veri kaynağı olan Birleşik Krallık Biobank'taki 400.000'den fazla katılımcıdan alınan DNA'ları inceledi. Katılımcılar ayrıca, her gün ne kadar çay veya kahve içerdikleri de dahil olmak üzere sağlıkları ve yaşam tarzları hakkında başka bilgiler de bildirdiler. Ekip, her birinin varyantlarını tat genlerinde toplayarak, kişinin acı kimyasalların her birini ne kadar yoğun bir şekilde tattığına dair genetik bir skor oluşturdu. Araştırmacılar daha sonra bu puanları katılımcılardan rapor edilen bilgilerle karşılaştırdı.
Araştırmacılar, kafeinin acı tadı etkisini tespit etmek için en yüksek genetik skoru olanların, ağır kahve içenlerden % 20 daha fazla, günde dört ya da daha fazla fincan içenlerin, çok kahve tercih etmeyen kişilerde artan duyarlılığa sahip olmayanlardan daha yüksek olduğunu hesapladılar.
Kahve tiryakileri, kahvenin acılığını almayı öğrenmiş olabilir, çünkü kimyasalın sağladığı sinyaller bir işaret. Ancak çay içenlerin, PROP ve kinin acısını gerçekten sevmeyeceğini söyleyen Cornelis,aksine, insanlar ya kahve ya da çay ile şöyle bir bağlantı olduğunu belirtiyor; Çay'ı kahveye tercih edip çay içmeye eğilimli olan kişilerde kahve içimine ilişkin reseptörler inaktif pozizyona gelmekte yani bu yüzden çay sonucu kahve bir reddi söz konusu olmaktadır.
Kaynaklar:
- T. H. Saey. Thank (or blame) your genes for ability to handle java jolt. Science News. Vol. 190, October 1, 2016, p. 14.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder