İnsan beyni yıllar içinde nasıl gelişti?
İnsanların beyin yapısı büyük çalışma potansiyeliyle bilinir. Ortalama olarak, primatların beyinlerinin büyüklüğü, aynı vücut büyüklüğündeki memeliler için beklenenin neredeyse iki katıdır. Yaklaşık yedi milyon yıl içerisinde, insan beyninin boyutu üç katına çıktı. Bu büyümenin çoğunluğunun son iki milyon yıl içerisinde meydana geldiği düşünülmektedir.
Zaman içindeki beyin değişikliklerinin belirlenmesi elbette ki zor bir durumdur. Bir ölçekte tartılabilecek hiçbir eski beyin örneğimiz yok. Bununla birlikte, ancak eski kafataslarının iç yüzeyini ölçebiliriz ve birkaç nadir fosil kafataslarının iç kısımlarının doğal dökümlerini korudğu yapılan araştırmalar sonucu gözlemlendi. Bu kafataslarının yapısına bakmak için her iki yaklaşım da bize eski beyin hacimleri ve büyük serebral alanların göreli boyutları hakkında bazı ayrıntılar hakkında kanıtlar sağlar.
Peki buna öncülük eden ne ?
Tarihimizin ilk üçte ikilik aralığı için, Atalarımızın beyinlerinin büyüklüğü bugün yaşayan diğer maymunların beyin yogunluğunun aşağı yukarı yakınında olduğu araştırmalar sonucu söyleniyor. Ünlü Lucy fosili türleri, Australopithecus afarensis, 400 ila 550 mililitre iç hacmi olan kafatasları yapısına sahipler; Şempanze kafatasları 400 ml civarında, goriller ise 500 ve 700 ml arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu süre içinde, Australopithecine beyinleri, maymunlara kıyasla yapısında ve de şekillerinde ince değişiklikler göstermeye başladı. Örneğin, Neokorteks genişlemeye başlamıştı, Işlevlerini bakımından beynin diğer bölgelerine doğru görsel işleme dışında diğer kısımlar yeniden düzenliyor.
Evrimimizin son üçte biri neredeyse beyin boyutundaki tüm hareketi görünebilmesi için bir fırsat oldu. Homo habilis, 1.9 milyon yıl önce görülen Homo cinsinin ilkidir. Beyin boyutunda ılımlı bir sıçrama görülmüş, Frontal lobun dil ile bağlantılı bir parçası olan Broca'nın alanı da dahil olmak üzere genişleme gerçekleştiği tespit edilmiştir. 1.8 milyon yıl önce Homo erectus'un ilk fosil kafataslarının beyinleri 600 ml'den biraz daha büyüktü.
Buradan itibaren yavaş ilerleyen yürüyüşe başlayan türler ile beraber, Buradan sonra türler 500.000 yıl önce den yavaş yavaş günümüze 1.000 ml den fazla bir beyin yoğunluk sistemine yavaş yavaş yukarı doğru bir yürüyüş eğilimine başladı. Erken Homo sapiens, bugün insanların beyinlerine benzerlikler taşımaktaydı, ortalama 1,200 ml veya daha fazla bir yogunluk ve kapasite gözlemlenmişti. Kültürel ve dilsel karmaşıklığımız olarak, Diyet ihtiyaçları ve teknolojik üstünlüklerin oluşu bu aşamada önemli bir sıçrama yarattı, Beyinlerimiz bu değişiklikleri karşılamak için büyüme eğilimine girdi. Gördüğümüz bu şekil değişiklikleri, planlama derinliği ile ilgili bölgelerde gerçekleştiğini kastetmekte; iletişim, problem çözme ve diğer daha gelişmiş bilişsel işlevler.
Bazı evrimsel ironi düşüncelerine göre, Geçmişteki 10.000 yıllık insan varlığı aslında zaman içerisinde beynimizin küçüldüğünü göstermektedir. Tarımsal nüfusun varlığı; Sınırlı beslenme bu eğilimin önemli bir itici sebebi olmuş olabilir. Son 100 yılda sanayi toplulukları; bununla birlikte beyin büyüklüklerinde çeşitli tepkiler ve fraksiyonlar görüldü. Çocuklukta beslenme artmasından dolayı hastalık oarnlarında düşüşler meydana geldi. Geçmiş gelecekteki evrimi öngöremese de teknoloji ve genetik mühendisliği ile daha fazla entegrasyon; insan beynini bilinmeyen haldeki durumlarına ışık tutabilir. bırakabilir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder